Kat malikiyle konuştuğumuzda genelde şu cümleyi duyarız: "Bizim bina 2000'de yapıldı, deprem yönetmeliğine göre yapılmış." Doğru ama eksik bir bilgidir bu. Çünkü 2000'de geçerli olan yönetmelikle bugün geçerli olan yönetmelik aynı değildir. Türkiye'de deprem yönetmeliği bugüne kadar defalarca revize edildi; en son değişiklik 18 Mart 2018'de Resmî Gazete'de yayımlandı ve 1 Ocak 2019'da yürürlüğe girdi. Aynı tarihte yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası da devreye girdi. Yani "deprem yönetmeliğine uygun" demek, ruhsatın hangi tarihte alındığına göre çok farklı şeyler ifade eder.
1. Deprem artık tek bir şiddet değil, dört ayrı senaryo üzerinden ele alınıyor.
TBDY 2018 ile birlikte dört deprem yer hareketi düzeyi tanımlandı: en sık tekrarlanan, düşük şiddetli DD-4; onun üzerinde orta şiddetli DD-3; asıl tasarım kriteri olan, 50 yılda aşılma olasılığı %10 ve 475 yıl tekrarlanma periyoduna karşılık gelen DD-2; ve en nadir, en büyük şiddete karşılık gelen, 50 yılda aşılma olasılığı %2 ve 2475 yıl tekrarlanma periyoduna sahip DD-1. Eski yönetmelikte bina tek bir tasarım depremine göre hesaplanırken, artık farklı şiddet seviyelerinde binanın nasıl davranacağı ayrı ayrı ele alınıyor.
2. "Kadıköy'ün deprem katsayısı şu" demek artık doğru değil.
Eski sistemde Türkiye kabaca 5 deprem bölgesine ayrılmıştı; bir ilçe hangi bölgedeyse, o ilçedeki her bina aynı katsayıyla hesaplanıyordu. Yeni Türkiye Deprem Tehlike Haritası bu yaklaşımı tamamen kaldırdı: artık her parselin koordinatına göre kendine özgü bir spektral ivme değeri hesaplanıyor. Aynı ilçe içindeki iki parselin tasarım parametreleri; koordinat, deprem tehlikesi, yerel zemin sınıfı ve zemin etütleri nedeniyle farklılaşabilir. Bu farkı yalnızca faya olan uzaklıkla açıklamak doğru olmaz. Deprem tehlike haritası belirli bir referans zemin koşuluna göre değer sunar; yerel zemin etkileri ise yapı tasarımında ayrıca dikkate alınır. Yani haritadan okunan tek bir sayı, o parseldeki gerçek deprem etkisini tam olarak anlatmıyor.
3. Zemin artık çok daha ayrıntılı sınıflandırılıyor.
Eski yönetmelikte 4 zemin sınıfı vardı, TBDY 2018 ile bu sayı 6'ya çıktı; sınıflandırma, üst 30 metredeki ortalama kayma dalgası hızına göre yapılıyor. Bunun anlamı şu: aynı deprem şiddetinde, sert kayalık zemin üzerindeki bir bina ile yumuşak, dolgu zemin üzerindeki bir bina çok farklı ivmeye maruz kalıyor. Üsküdar ve Kadıköy sahilindeki dolgu ve alüvyon karakterli zeminlerle sırt hattındaki daha sert zeminler arasında bu fark oldukça belirgin. "Yönetmelik aynı, o zaman her bina eşit güvenli" düşüncesi bu yüzden yanlış. Aynı yönetmeliğe göre yapılmış iki bina bile, zemin farkı nedeniyle çok farklı tasarım yüküyle boyutlandırılmış olabilir.
4. "Bina önem katsayısı" yeni bir kavram değil, ama artık çok daha sistemli.
Bu ayrım aslında eski yönetmelikte de vardı; hastane ve itfaiye gibi deprem sonrası hizmet vermesi gereken yapılar önceden de daha yüksek bir güvenlik payıyla tasarlanıyordu. TBDY 2018'in yaptığı, bu sınıflandırmayı "Bina Kullanım Sınıfı" adı altında daha ayrıntılı ve sistematik hale getirmek. Konut projelerinde standart kullanım sınıfı geçerli, ama kat malikinin bilmesi gereken nokta şu: yönetmelik her bina tipine aynı marjı uygulamıyor, kullanım amacına göre kademelendiriyor.
Peki bir kat maliki kendi binası için neye bakmalı?
İlk bakılacak belge ruhsat tarihi. Binanın inşaat ruhsatı 1 Ocak 2019'dan önce alınmışsa TBDY 2018 değil, o dönemde geçerli olan yönetmelik uygulanmıştır. Bu, "eski yönetmelik = güvensiz bina" anlamına gelmez. Ama tek başına ruhsat tarihi de yeterli değil. Elinizde idealde şu bilgiler bulunmalı: zemin etüdü ve yerel zemin sınıfı, taşıyıcı sistem türü, beton ve donatı sınıfları, onaylı statik proje, binanın mevcut durumunun projeyle uyumlu olup olmadığı, sonradan taşıyıcı sisteme yapılmış müdahaleler ve gerekliyse güncel bir riskli yapı tespiti ya da performans değerlendirmesi. Çünkü bir binanın bugünkü gerçek durumu, sadece hangi yönetmeliğe göre yapıldığından değil, zaman içinde nasıl kullanıldığından da şekilleniyor.
Biz projeye başlarken parselin zemin etüdüne ve deprem tehlike haritasındaki spektral ivme değerine bakıyoruz. TBDY 2018 ile deprem hesabı ilçeye göre değil, parselin koordinatına ve zemin sınıfına göre yapılıyor. Bir malik için asıl güven verici olan "yeni yönetmelik" ifadesi değil, kendi parselinin bu yönetmelik altında hangi zemin ve deprem senaryosuyla hesaplandığını görebilmesi olmalı.