Bir proje toplantısında en sık karşılaştığımız sorulardan biri bu: "Duvarlarda ne kullanacağız?" Cevap çoğu zaman malzemenin fiyatından çok, o duvarla neyi çözmeye çalıştığınıza bağlı. Çünkü bu üç malzeme farklı problemler için tasarlanmış.
Önce bir noktayı netleştirelim: Ytong, aslında bir marka adı; teknik olarak gazbeton ailesine giriyor. Yani karşılaştırma aslında üç farklı üretim mantığı arasında: kilin fırınlanmasıyla üretilen tuğla, pomza (volkanik taş) esaslı hafif beton olan bims, ve kireç-çimento-kuvars karışımının gözenekli hale getirilerek otoklavda kürlendiği gazbeton. Her birinin de kendi içinde farklı yoğunluk ve dayanım sınıfları var. Bu yüzden "tuğla" ya da "gazbeton" demek tek bir sabit ürünü değil, bir aileyi işaret ediyor.
Isı yalıtımı konusunda genel eğilim net: gazbeton çoğu standart üründe en iyi performansı veriyor, bims ikinci sırada, tuğla ise genellikle üçüncü. Isı iletkenlik katsayısı (λ, düşük olması iyi) tuğlada malzeme tipine göre 0,30-0,45 W/mK bandındayken, bimste yaklaşık 0,18 W/mK'ye, gazbetonda ise yoğunluk sınıfına göre 0,10-0,16 W/mK'ye kadar düşebiliyor. Ama bir uyarı: bu rakamlar sadece bloğa ait. Duvarın gerçek ısı performansını harç/yapıştırıcı derzleri, sıva katmanları, kolon-kiriş birleşimlerindeki ısı köprüleri ve pencere doğramaları birlikte belirliyor. Yani "hangi blok" sorusu kadar "duvar bütün olarak nasıl çözülmüş" sorusu da önemli.
Ağırlık konusunda da ısı yalıtımıyla benzer bir sıralama geçerli, ama bu bir çelişki değil. Çünkü ikisi de aynı fiziksel özellikten besleniyor. Gazbeton en hafif malzeme (yoğunluk yaklaşık 400-700 kg/m³), bims onu takip ediyor, tuğla ise en ağırı (1200-1800 kg/m³ civarı). Burada önemli bir mühendislik notu var: betonarme karkas binalarda bu malzemelerin neredeyse tamamı taşıyıcı olmayan dolgu duvarı olarak kullanılıyor. Binanın deprem yükünü taşıyan asıl eleman kolon-kiriş sistemi, duvar değil. (Üsküdar ve Kadıköy gibi ilçelerde geliştirdiğimiz projelerde yığma yapı kullanılmıyor, bu yüzden bu ayrım bizim için pratikte her zaman geçerli.) Duvarın ağırlığı yine de binanın toplam kütlesine eklendiği için deprem hesabını dolaylı etkiliyor; daha hafif bir duvar malzemesi, toplam deprem yükünü bir miktar azaltabiliyor. Malzeme ne olursa olsun, asıl belirleyici olan duvarın taşıyıcı sisteme doğru ankrajlanması ve doğru derz/yapıştırıcı işçiliğiyle uygulanması.
Ses yalıtımı tarafında ısı yalıtımıyla ters bir eğilim var: test sonuçlarına göre genel sıralama yatay delikli tuğla, ardından düşey delikli tuğla, sonra gazbeton, en sonda bims şeklinde. Ama burada tek bir malzemeyi kesin kazanan ilan etmemek gerekiyor. Duvarın kalınlığı, tek ya da çift katmanlı olması, sıva sistemi ve döşeme-kolon birleşim detayları sonucu doğrudan değiştiriyor. Sahada bilinen bir hibrit yaklaşım var: bazı projelerde dış duvarlarda ısı önceliğiyle gazbeton, iç bölme duvarlarında ses önceliğiyle tuğla tercih ediliyor. Ama bunu her projede geçerli bir "mutlaka böyle olmalı" kuralı olarak görmemek gerekir. Doğru çözüm, projenin ısı ve ses hedeflerine göre değişir.
Maliyet konusunda net bir "en ucuz malzeme" söylemek yanıltıcı olur, çünkü ölçüm birimine göre sonuç değişiyor: adet bazında tuğla genellikle en düşük fiyatlı çıkıyor. Gazbetonun malzeme maliyeti genellikle daha yüksek olabiliyor, ama büyük bloklar halinde hızlı örüldüğü için işçilik süresinden tasarruf sağlıyor. Bu da toplam maliyeti dengeleyebiliyor. Doğru karşılaştırma, tek bir bloğun fiyatı değil, tamamlanmış 1 m² duvarın (malzeme + harç + işçilik + sıva) toplam maliyeti üzerinden yapılmalı.
Zayiat (fire) konusunda da gerçek bir fark var. Tuğla, küçük birim boyutu ve kırılganlığı nedeniyle taşıma ve örme sırasında daha fazla fire veriyor. Bims'te standart olmayan ölçü gerektiğinde bloklar elle kırılarak kesildiği için burada da bir miktar zayiat oluşuyor. Gazbeton ise büyük ve hassas ölçülü bloklar halinde geldiği, testereyle temiz kesilebildiği için genellikle daha az fire veriyor. Ama bu, her şantiyede otomatik olarak garanti bir sonuç değil, kesim planı ve ekip alışkanlığı da etkili.
Son olarak bir uyarı: gazbetonun gözenekli yapısı suya karşı hassasiyet gerektiriyor, ama bu "gazbeton su alır, tuğla ve bims almaz" anlamına gelmiyor. Üçü de dış cephede uygun sıva, kaplama ve su yalıtım detaylarıyla korunmak zorunda. Nem problemi çoğu zaman malzemenin kendisinden değil, denizlik, parapet ve birleşim detaylarındaki hatalardan kaynaklanıyor.
Sonuç olarak, hiçbiri tek başına "en iyi" malzeme değil. Her biri farklı bir dengeyi optimize ediyor. Doğru cevap, malzemenin isminde değil, o duvarın projede hangi işi yapması gerektiğinde ve seçilen ürünün bu işi duvarın bütün sistemi içinde ne kadar iyi yerine getirdiğinde saklı.